Plasebo Etkisinin Nörobiyolojisi

Kategori: Uncategorized | 0

Başı ağrıyan arkadaşınıza ağrı kesici vermek yerine vitamin ya da basit bir şeker vermeyi denediniz mi? Peki ya siğil tedavisi için hiç akla yatmayacak yöntemler deneyerek siğillerinizden kurtuldunuz mu? Okunmuş su ve pirinçler sınavda zekanızı açtı mı? Hayatımızın içinden bu örnekler psikolojide plasebo olarak adlandırılan bir fenomeni ortaya koymaktadır. Peki nedir plasebo veya plasebo etkisi?

Plasebo ; tedavi edilmesi gereken bir durum için özgül bir etkinliği olmayan simgesel etki için kullanılan tedavi biçimidir. Yani kısacası ağrı, depresyon ya da anksiyete için hiçbir fizyolojik yararı olmadığı halde kullanılan bir adet ilaç, şeker ya da herhangi bir şeyin semptomların hafiflemesine neden olması diyebiliriz. Plasebo etkisi ise hiçbir etkisi olamayan fakat kişinin etkisi olduğuna inandığı tedavi sürecinin sonucu olarak tanımlanmaktadır. Peki baş ağrımız ağrı kesici olmadan nasıl geçebiliyor ya da olumsuz duygudurumda antidepresan yerine bir vitamin kullanmak nasıl mutlu olmamızı sağlayabilir? Sadece inanmak insan psikolojisi ve fizyolojisini nasıl etkiliyor olabilir? Tüm bu soruların cevaplarını plasebonun nörobiyolojik yani beyin temelli etkilerini anlayarak elde edebiliriz.

Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde plasebonun etkilerini beyin görüntüleme cihazları ile incelenebiliyor. Yapılan çalışmalar beyin aktivasyonu, nörotransmitterler ve hormonlar üzerinde plasebonun etkili olduğunu gösteriyor. Beyin görüntüleme çalışmaları plasebonun aktif bir ilaçla aynı bölgeleri aktive ettiğini göstermiştir. Plasebo etkisini daha iyi inceleyebilmek için ağrı, anksiyete, depresyon alt başlıkları olarak ayırmak gerekmektedir.

Ağrı ve Plasebo

Plasebo çalışmalar ilk olarak ağrı ile ilgili çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Plasebonun ağrı üzerindeki etkisini anlamak için ağrıdan sorumlu beyin yapılarını bilmek gerekmektedir. Yapılan bir çalışmada ağrı kesici ve plasebo verilen sağlıklı gönüllülerin beyinleri PET (pozitron emisyon tomografisi) ile incelenmiştir. Hem plasebo hem de ağrı kesici alan grupta aynı beyin bölgeleri (anterior singulat, prefrontal korteks) aktive olmuştur. Bir başka çalışmada ise Wagner ve arkadaşları katılımcılarının ön koluna elektrik şoku vermişlerdir. Ardından plasebo krem katılımcıların koluna sürülmüştür. Katılımcılar hissettikleri ağrıda azalma olduğunu bildirmişlerdir. Bu çalışmada Wagner ve arkadaşları aynı zamanda fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) ile katılımcıların beyin aktivitelerini görüntülemişlerdir. Görüntüleme sonucunda plasebo ağrının duygusal düzenlemesinden sorumlu olan dorsalateral prefrontal korteks, medial prefrontal korteks bölgelerinde aktivasyonda artış, ağrının hissedilmesi ile birebir ilişkili bölgelerinde (talamus, anterior singulat kortekste) ise aktivasyon azalması görülmüştür. Bu çalışmalar ağrı kesici kullanmak yerine plasebo etkisi olan, kimyasaldan uzak ilaçların kullanılmasını akıllara getiriyor.

Anksiyete ve Plasebo

Plasebonun anksiyete üzerindeki etkisinin incelemek için yapılan bir çalışmada sağlıklı gönüllülere hoşnutsuzluk içeren görüntüler gösterilmiş ve duygusal algı seviyeleri ölçülmüştür. Daha sonra hastaların bir kısmına benzodiazepin (aksiyete azaltıcı ilaç) bir kısmına ise plasebo verilmiştir. Çalışma sonuçları plasebo verilen grupta bir kısım beyin yapılarında meydana gelen aksiyete etkisinin prefrontal korktes tarafından değiştirildiğini göstermiştir. Bu durum bilişsel düzenlemenin ve beklentinin anksiyeteyi azalttığını göstermektedir. Yine çalışma sonuçları bize anksiyete için kullanılan ilaçların ne derece gerekli olduğunu düşündürmektedir.

Depresyon ve Plasebo

Majör depresif bozukluğu olan kişilerle yapılan bir çalışmada hastaların bir kısmına plasebo bir kısmına ise antidepresan tedavisi uygulanmıştır. EEG (elektroensefalografi) ile yapılan beyin görüntülemesinde, plasebo tedavisine cevap veren grupta antidepresan tedavisiyle aynı beyin bölgeleri (prefrontal korteks) aktive olmuştur. Benzer bir başka çalışmada ise plasebo ve fluoksetin (antidepresan) karşılaştırılmıştır. Plaseboya cevap veren grup ile fluoksetin verilen grubun PET ölçümleri benzerlik göstermiştir. Bu çalışmalar plasebonun beklentiyle birlikte serotonin artışına neden olduğu düşüncesini ortaya çıkarmaktadır.

Ağrı, aksiyete ve depresyon üzerinde yapılan çalışmalar plasebonun genellikle bilişsel işlemleme merkezi olan prefrtontal bölgeye etki ettiğini göstermektedir. İnançların ve beklentinin işlemlendiği prefrontal korteks fizyolojik ve psikolojik süreçlere etkisini ciddi bir şekilde göstermektedir. Bu durum beklenti ödül modeli ile açıklanmaktadır. Yapılan çalışmalar plasebo beklentisinin prefrontal korteksten nucleus accumbense uzanan nigrositriatal yolakta aktivasyonu arttırdığı bulunmuştur. Bu durum ödül ve zevkten sorumlu nigrositriatal yolağın beklentiyle birlikte iyi oluş hali meydana getirdiği düşüncesini desteklemektedir.

Tüm bu çalışmalar binlerce ilacın neden kullanıldığı sorusunu akıllara getirebilir. Ancak ilaçlar ve tedaviler üzerine yapılan çalışmalar plasebo kontrolünü gerçekleştiren çalışmalardır. Yani kısacası kullanılan ilaçlar plasebo etkisinin üzerinde bir etkiye sahipse insanların kullanımına sunulmaktadır. Ayrıca plasebo kullanmanın etik sınırı da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İnsanları kandırmak ne derece doğru olabilir ki? O halde her şeyin temeli inanç ve beklentiyse iyi olduğunuza inanma vakti geldi demektir! Psikolezyum ailesi, iyi diyelim iyi olalım…

Kaynaklar.

Erdem, M., Akarsu, S., Gülsün, M. (2013). Plasebo Etkinin Nörobiyolojisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar

Neil R. Carlson (Çev. ed.: Muzaffer Şahin) “Fizyolojik Psikoloji: Davranışın Nörolojik Temelleri” Nobel Yayınevi, 2011.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir